SARDALYALI KÖYÜN KAVALCILARI
Efendim bir varmış bir yokmuş,evvel saman içinde kalbur saman içinde,develer tellal iken,pireler berber iken, sardalyalı köyün kavalcıları beşiğimizi tıngır mıngır sallar iken,yıllarca kaval sesiyle uyuyan bir köy halkı varmış...
Gelibolumuz adıyla sanıyla,namıyla bugün köy gibi değil eskiden olduğu gibi Yarımada’nın ili,Sancağı olmalıydı.Bu güzellikleri, konumu, doğal nimetleri ve GELİBOLU adıyla bu çevrenin ticari,turistik merkezi olurdu….
Güzelim Gelibolu’ ya yatırım yapacak,İlçemizin tarihini koruyacak,söke söke bağıra bağıra hizmet alacak,getirecek birileri çıkmalıydı.Kaybedilenlere karşı çıkacak,elde tutacak, ses çıkaranları duyacak birileri çıkmalıydı yada çıkarılmalıydı.
Hemen etrafımızda Şarköy turizmi ve ticaretiyle aldı başını gidiyor,Keşan neredeyse bölgemizin ticaret merkezi oluyor,Eceabat tarihi nimetlerini değerlendiriyor ve her geçen gün turizmin nimetlerinin kendisine doğru akmasını sağlıyor, çabalıyor. Bütün siyasetçileri, turizmcileri, ileri gelenleri ilçeleri için bir şeyler,hizmetler yeni yatırımlar koparıyor. Bizimkiler gül gibi oturuyor... Eldeki nimetleri çarçur ediyor...
Ne sanayimiz var,ne alt yapımız,ne üst yapımız,ne elle tutulur ticaretimiz, nede turizm....
Yana yakıla tarihi o güzelim Gelibolu evleri tükendi.O canım tarihi evlerimiz,el emeği göz nuru tavanları,çatıları,kapıları,cumbaları birer birer kısa zamanda yok olup gittiler.sahip çıkılmadı,çıkmadılar.Her yok oluşta tık çıkmadı, çıkaranlar duyulmadı. Kaç yere nasip olmuş ki bu yadigarlar, bu paha biçilmez eserler... Şimdi hepsinin bakımlı ve ayakta olduğunu,cumbalarından fesleğenlerin sardunyaların sarktığını bir düşünün.Gelibolu’ nun adına gelenler çıkmak isterlermiydi sokaklarından. Kalmak konaklamak için bir sebep olmazmıydı ?
Sahip çıkılsaydı kiliselere, havralara inaç turizmi olmazmıydı hiç ? Kalkınmazmıydı Gelibolumuz, boynu bükük kalırmıydı esnafımız.Gelibolu’ da kalmak için sebep bulamayan turlar iptal ederlermiydi Gelibolu rotalarını ? Gelibolular bile alışverişe Keşan’ a gidiyor artık.
Velhasıl turizmiyle,sanayisiyle(olmayan),her şeyiyle Gelibolu’yu köy haline getirdiler.Bol bol üflemekten başka bir şey yapmadılar şu memleket için.Bir iş kapısı bile açmadılar gençlerimiz için.Açacaklarada açtırmadılar. Saldılar gurbete pırıl pırıl gençlerimizi.
Kala kala elimizde adıyla,namıyla sardalyemiz kaldı. O da can çekişiyor. Yerli işletmecilerimiz ilgisizlikten,reklamsızlıktan(iki şarkı,türküyle gitmez bu işler),alt yapı yetersizliğinden, etrafında her geçen gün büyüyen,pastayı kapan ilçeler arasında küçük bir sardalyalı köy olarak kalışından.
Tabi bu kavalcılar sadece kaval üflemesini(üfleme yetenekleri 10 üzerinden 9 point) bildikleri için,çalışmanın,hizmet getirmenin anlamını da hiç öğrenmedikleri için ve birde hiç utanmadan üşenmeden bazı memurların peşine düşüp takip ettikleri için (bildikleri tek şey memur yollamak) ne almasını nede getirmesini bilirler, nede hizmet ve yatırım gelir. Yahu düşmüşler adamların arkasına takip ediyorlar.Nereden geliyorlar,nereye gidecekler,bu saatte bu resmi araba burada ne arıyor diye(İyi düşünmüyorlar ki birkere).. Düşünmezler,akıl edemezler ki 3 kuruşa çalışan memurum gece yarılarına kadar çalışıyor,bu insanlara hizmet götürmeye,bir şeyler vermeye çalışıyor.Bunun anlamını bilmedikleri için.
Oynayın siz Gelibolu’nun değerli kavalcıları, oynayın ! Artık sırf gece maçları değil gündüz maçları oynayın. Hemde tek kale oynayın.Bir gün bu insanlar soracaklar size, arayacaklar haklarını.Uyanacaklar kavalınızın sesinden, ötmeyecek artık kavalınız... Soracaklar... Hatta arkanızdan torunlarınız bile...
KONUKBAY |